Subscription Form
 By Joshua Fields Millburn  / Tour Joshua’s Minimalist Apartment

İnsanlar genellikle özel yaşam alanımın nasıl bir yer olduğunu merak ederler; bir minimalist nasıl yaşar, evi neye benzer… Bu röntgenci soruların kaynağını anlayabiliyorum. Minimalizmle ilk tanıştığım sıralar ben of insanlar üzerindeki etkisini merak ediyordum. Minimalist bir yaşama sahip olanların dünyalarına adım atıp benim isteyebileceğim bir şey olup olmadığına karar vermek istiyordum. O zaman bile minimalizmin herkese göre olmadığını anlamıştım. Sonuçta bir keşişe dönüşmek istemiyordum. Çantamı alıp dünyayı gezmek için yollara koyulmaya da niyetim yoktu. Bütün eşyalarımı yok edip bomboş bir dairede de oturmak istemiyordum. Bir minimalist olarak gerçekten mutlu olabilir miydim?

Minimalizmin Cezbedici Dünyası 

Ryan sees ben, bazı minimalistler gibi radikal olma ya da aşırıya kaçma isteğimizin olmadığını göstermek amacıyla I counted my things adlı bir websitesi bile açmıştık. Sonra ise süreç şu şekilde gerçekleşti:

İşimi bıraktığımda harcamalarımı azaltmaya karar verdim. Küçük tek yatak odalı bir daireye taşındım. Eski renkli çatı katından çok uzakta değildi. Başta yeni dairemde mutlu olabilecek miyim merak ediyordum. Yeni daire temiz olduğu ve ahşap zemin ve tuğla duvarla kaplı olduğu halde, eski çatı katının çekiciliğine sahip değildi. Çatı kelimesinin kendisi bile çok çekici, öyle değil mi? Bu değişikliğe ayak uydurabilecek miydim? Çok emin değildim.

1 yıl hızla gelip geçtiğinde, doğrusu, yeni küçük dairemi eski çatı katından daha fazla sevmiştim. Bir yıl önce bu imkansız gözükmüştü. Minimalizmin zerafeti yeni mekanımda fark ettirmeden kendini göstermişti. Ayrıca yeni dairem daha aydınlıktı ve yazmak istediğimde çok daha sessizdi. 19. Yüzyıldan kalma tuğla evlerinin, ve ağaçların dizildiği bir sokakta, en sevdiğim kahve dükkanlarının ve restoranlarının hemen yakınındaydı. Ve ayda $500! Eski çatı katımdan çok daha ucuz.

Norveçli bir dergi için fotoğrafçı arkadaşım Adam Dressler dairemin fotoğraflarını çekmeye geldi. Gördüğünüz fotoğraflar da o çekime ait.

Minimalist Yaşamın Faydaları

Tabi ki gördüğünüz fotoğraflar dairemdeki her ayrıntıyı kapsamıyor. Tuvalet, buzdolabı , ütü masası, seyahat çantam gibi başka detaylar da yer alıyor dairemde. Zamana göre ihtiyaçlarım da değişebiliyor. Ve dolayısıyla sahip olduğum şeyler de. Ama minimalizmi yaşam tarzı olarak devam ettireceğim. Çünkü sağladığı faydalar saymakla bitmiyor; farkındalık, kişisel özgürlük, daha sağlıklı bir yaşam, iyi ilişkiler, kişisel gelişim ve manalı bir katkı. Başka bir sürü yan katkıları da var tabi. Mesela eskiden 3 yatak odalı büyük banliyö evimi temizlemek için 8 saatimi harcıyordum. Şimdi ise 45 dakikamı alıyor. Adam bu fotoğrafları çekmek için geldiğinde herhangi bir temizlik yapmama gerek yoktu. Cidden dairem her gün böyle gözüküyor. Hatırlıyorum eskiden tüm hafta sonumu gereksiz pek çok eşyayı organize etmekle geçiyordum. Fakat şimdi organize etmemi gerektiren çok bir eşyam yok. Bir şeyi temizlemekle ya da organize etmekle uğraşmak yerine o şeyden kurtulmak çok daha kolay doğrusu. Boş mekanlar, devamlı etrafımızdaki eşyalarla uğraşmak yerine, kendimize ve etrafımızdaki insanlara odaklanmamızı sağlarlar.  En büyük yan katkısı ise eve geldiğimde hissettiğim sıcak duygu. Bir eşya dolusu kaos yok artık. Beni çevreleyen eşyalar konusunda endişenmiyorum. Sade dairem oldukça sakin, samimi ve rahat.

Evde olmak gerçekten harika bir duygu.

Hatırlatma: 2012 kışında Montana’da bir kabine taşındım.

Total
0
Shares
2 comments
  1. Greetings from Carolina! I’m bored to death at work so I decided to browse
    your blog on my iphone during lunch break. I enjoy the info you provide
    here and can’t wait to take a look when I get home.
    I’m shocked at how quick your blog loaded on my phone ..
    I’m not even using WIFI, just 3G .. Anyhow, amazing blog!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *